Yalan Tespiti Hakkında Mitler - Analiz Özel Dedektiflik Bürosu

Bize Ulaşın

Etiketler , , ,

Yalan Tespiti Hakkında Mitler

 

Yalanları tespit etme konusunda düşündüğümüz kadar iyi değiliz ve bu bizim dürüstlük kaidemiz için ciddi neticelere sahiptir.

Yalan görgü şahitliği, hatalı tanık kimlikleri ve yalan itiraflar, binlerce masum insanı demir parmaklıklar arkasına koyuyor.

 

Bu konu hakkında ne yapabiliriz?

Bunu hepimiz tecrübe etmişizdir: öfke ve keder, dürüstlüğe ihaneti getirir. Bunun en kötüsü de şu ki sadece yalan söyleyene kızgın değilizdir; kendimize de öfkeliyizdir – buna inanacak kadar yeterince aptal olduğumuz için.

Nasıl aldandım ya da Bunu daha iyi bilmeliydim, deriz kendimize. Ardından anaç, sağlıksız bir kuşkuculukla kendimizi, üzerimize gözünü dikmiş sıradaki yılan oynatıcısından daha iyi koruyacak biçimde tepki veririz.

Bu yaklaşımla ilgili bir sıkıntı yok; bu sadece, eğer yeterince dikkatli ve sezgili olursak, karşımıza çıkacak olan bir sonraki yalancıyı tespit edebileceğimiz anlamına gelir.

Maalesef, bunun gibi bir şey yapmayacağız.

 

Büyük Üçkâğıt

En iyi yalancılar, göz boyama planını kurmak için çok fazla enerji sarf ederler, onlara karşı dikkatli olmamız için bizim harcadığımız enerjiden çok daha fazla. “Tüm yaratıcılığını ve enerjisini bizi aptal yerine koymak için harcayan birisi genellikle bunu başarır,” diye bahsediyor bir magazin dergisinde, Pensilvanya Eyaletindeki savunmasız erkek çocuklarına tacizde bulunan ve on yıllarca bu yaptıkları yanına kâr kalan antrenör Jerry Sandusky hakkında yazdığı bir makalede Malcolm Gladwell.

 

“Tüm yaratıcılığını ve enerjisini bizi aptal yerine koymak için harcayan birisi genellikle bunu başarır.” –Malcolm Gladwell

 

Gladwell eski antrenörü, kendini çocuksu bir aptal olarak betimlemek için olağandışı yollara başvuran bir muzip, gücünü kendini geri planda tutan bir mizah ile kullanan, kamuoyunca iyi tanınan bir uzman figürü ve sosyal haklarından yoksun çocukların üzerine bir istekten fazlasıyla düşen birisi olarak görünen bir toplum sever olarak tanımlıyor.

Ama bunların hepsi bir ömür boyunca inşa edilmiş, onun, kurbanlarının hayatına sınırsız erişim sağlamasına izin veren bir üçkâğıttan ibaretti.

İşini iyi bilen kazıkçılar sizin en güçlü içgüdülerinizden avantaj elde ederler – çoğu insanın o bunu yapmaz inanışı, medeniyeti bir kaosa sürüklenmekten koruyup, başkalarına güvenmek için temel bir eğilimdir.

Yalancılar, ani saldırı yaparak savunmamızı zayıflatmak için tasarladıkları özel silahlarla bizi gafil avlarlar. Kapımıza cazibeyle dolup taşan bir Truva Atı yığarlar: Sabit göz teması, kendini geri planda tutan bir mizah, çekici bir gülüş. Onlar bizi yansıtırlar ve onların içinde kendimizi görünce, güvenmeye başlarız.

Yalanlar Sihirbazı: Bernie Madoff ve Güvenin Tükenişinin yazarı Diana B. Henriques, tarihteki en büyük ponzi dolandırıcılığını gerçekleştirmekten hüküm giydikten sonra aralarında geçen sohbeti şöyle ifade ediyor: “O, ara sıra parlattığı nüktedanlığıyla beraber çok tatlı dilli ve etkileyici… Baştan aşağı yanlışa mahal vermeden samimi, ağırbaşlı ve güvenilir görünüyor. Ama öte yandan biliyorum ki o her zaman böyle davranıyor – yalan söylerken bile. Bu onun yeteneği ve laneti.”

 

Baştan aşağı yanlışa mahal vermeden samimi, ağırbaşlı ve güvenilir görünüyor. Ama öte yandan biliyorum ki o her zaman böyle davranıyor – yalan söylerken bile.

 

Bir durumda yalancıların bize söylediklerine inanmak bizi aptal ya da ahmak yapmaz; bu bizi insan yapar. Bununla birlikte asla kandırılmamanın tek yolu, asla kimseye inanmamaktır. Eğer herkes bu yolu izleseydi; aileler, işyerleri, yasalar ve toplum kendi işlevine son verirdi.

İkisinin ortası var. Yalancıyı arkasından vuracak dört dörtlük kimse olmamasına rağmen (ki bu da evliliğin ve pokerin sonu anlamına gelir), çoğu insanın bizi kandırmaya çalışırken sergiledikleri stres belirtilerini görmek için kendimizi eğitebiliriz.

İnsanların neyi söylediklerindeki, nasıl söylediklerindeki ve yüz, vücut hareketlerindeki değişiklikleri gözlemleyerek bir yalancılığın teşhisine işaret edebilecek birtakım belirtileri bir araya getirmek mümkün olabilir.

Fark etmişsinizdir “olabilir” diyorum. Çünkü eğer bundan daha fazlasını vadediyor olsaydım, yalan söylüyor olurdum.

Ama ilk olarak, yalan tespiti hakkında birkaç efsaneden kurtularak başlayalım.

 

Sola ve Yukarıya

Haziran 2011’de bir FBI Hukuk ve Bilgi Bülteninde, yalan tespiti araştırmacıları, kurgusal (eğer oldukça bu anlamda kullanılıyorsa) bir sorgu senaryosu betimliyorlar: Bir şüphelinin gözleri sorgu sırasında bir anda yukarıya ve sola sıçrar; gözkapaklarını indirir ve dudaklarını büzer.

“Dedektif, şüphelinin gözlerindeki güvenilmezliğin, göz kaçırmalarının ve tatsız soruları cevaplarken yukarıya ve sola atılan bakışların yalan belirtisinin bir çeşit göstergesi olduğunu bilir,” diye belirtiyor makalede. “Bu dedektif büyük ihtimalle yanılıyordur.”

Gözleri kaçırmanın, sürekli kıpırdamanın veya diğer herhangi bir spesifik davranışın, yalanı belirlemek için güvenilir olabileceği algısını destekleyen herhangi bir bilim yok. FBI raporunda, bunun tersine inanmak “dedektifi çıkmaz yollara sokabilir” ve hatta “ölümcül sonuçlar doğurabilir” diye belirtiliyor. (FBI Hukuk Bülteni, Haziran, 2011)

 

“Şimdiye kadar gözden geçirdiğim 261 DNA aklama dosyasında… Dedektiflerin ve savcıların %100’ü gerçeği saptayamadı.” –Joe Navarro

 

“Şimdiye kadar gözden geçirdiğim 261 DNA aklama dosyasında… Dedektiflerin ve savcıların %100’ü gerçeği saptayamadı,” diye yazıyor eski FBI karşı istihbarat ajanı ve yazar Joe Navarro, 2012 yılında Psikolojide Bugün’deki köşe yazısında. “Gördükleri tutumların ve itirazların, gerçeği fark edemedikleri yalanlardan ibaret olduklarından kibirlice eminler. Bu, yalanı tespit etme konusunda iyi olduklarına yanlış bir şekilde inanıyor olmalarının bedelidir.”

 

İnsanlar, diyor Navarro, iş bir insanın yalan söyleyip söylemediğini anlamaya geldiğinde, yazı tura atsalar da aynı şekilde sonuca varırlar – ve bunlar, yalan tespitinde profesyonel olduklarını düşündüğümüz emniyet görevlileri, narkotik ajanları, ulaştırma güvenlik idaresi memurları ve hâkimler için geçerlidir.

Akıl almaz bir şekilde bu gerçek, sahte itiraflara dayanan mahkûmiyetleri içeren dosyalar için de doğruluğunu koruyor – ki Navarro, bahsettiği DNA temize çıkarmalarının dörtte birinden, bunların sorumlu olduğunu iddia ediyor.

“Bu, zorlayıcı çevrenin ve kötüye kullanma ile ilgili komik bir konu,” diye yazıyor Navarro, yalan itiraflar hakkında 2004 yılında yapılan araştırmalardan alıntı yaparak. “Zamanla çoğu insan masum bile olsa boyun eğer ve bu nedenle sadece görüşme sürecinin sonlanması için suçları kabul ederler.” (Psikolojide Bugün, 15 Mart, 2012.)

 

“Masumlar bile… görüşme sürecinin sonlanması için suçları kabul eder.” –Joe Navarro

 

Eğer ABD adalet sistemi gerçekten yalanlara ışık tutma konusunda çok uzman olsaydı, Amerika hapishanelerinde sadece birkaç masum insan olurdu. Ne yazık ki, binlerce var.

Kaç mahkûmun işlemediği suçlar yüzünden hapiste olduğunu kesin olarak kimsenin söyleyememesine rağmen Suçsuzluk Projesi, yapılan çalışmalarda elde edilen sonuçların, ABD’de tüm mahkûmların %2,3’ünden %5’ine kadar suçsuz olduklarını gösterdiğini aktarıyor. Siz hesaplayın, on binlerce insandan bahsediyoruz.

Masum insanlar her türlü nedenden ötürü hüküm giyebiliyorlar – bunların arasında, yalan şahitlik etmek, temize çıkartacak olan kanıtı saklayan ahlak dışı davacılar ve biraz önce bahsedildiği üzere, hükümlüler tarafından söylenen yalan itiraflar.

Bunlar, haksız yere cezalandırılmak adına ve sonuç olarak bizim adalet sistemimiz adına vahim sonuçlara yol açabilecek çok büyük yalanlar ve kusurlardır. Peki, bunun çaresi nedir?

Bunun çözümü, diyor Joe Navarro, hikâyenin doğrulanmasının ne kadar tevazu ve özenle yapıldığıyla alakalıdır.

“Tam olarak gerçeği bilmenin tek yolu, birinin söylediği en ufak detayın bile doğrulanması ve kanıtlarla desteklenmesidir,” diye yazıyor. “İşte yalan tespitindeki tek gerçek budur.” (Psikolojide Bugün, 15 Mart, 2012)

Ayrıca konu Masumiyet karinesi ve Türk hukukunda suçsuzluk karinesi ve sonuçları hakkında yayınlanmış makaleleri okuyabilir ya da yalan tespiti konulu yazı dizimize bakabilirsiniz.

Yorumlar kapatıldı.

Bizi günün her saati arayabilirsiniz. 0.532.280 89 00

Bizi Şimdi Arayın