Beden dilini yorumlama - Analiz Özel Dedektiflik Bürosu

Bize Ulaşın

Soruşturma esnasında beden dilini yorumlama

 

Bir soruşturma için görüşme yapmadan önce görüşmeyi yapacak dedektif yalan söyleyen birinin hareketlerini anlamalıdır. Görüşme sırasında dedektif, görüşme yaptığı kişinin doğruyu söyleyip söylemediğini ve olayın gerçek yüzünü gerçek bir şekilde anlatıp anlatmadığı ile ilgilenmelidir. Eğer dedektif görüştüğü kişinin beden diliyle yeterince ilgilenmezse kişi başarılı bir şekilde yalan söyleyebilir. Görüşme sırasında aldatmanın belirtilerinin farkına varmak iyi bir görüşme için hayati yeteneklerden biridir.

Beden dilini yorumlayabilmek bir görüşmenin en az anlaşılabilen unsurudur. İki kişi arasında geçen bir iletişimin %55 ve %65 arası bir boyutu beden dili üzerinden gerçekleşirken, yalnızca %30 – %40 civarı ses tonu üzerinden gerçekleşir. Bu da yaklaşık olarak %10 civarı bir kısmı konuşulan kelimelere bırakır. Bu yüzden şurası kesin ki soruşturma yapan dedektif konuştuğu kişinin beden dili doğru bir şekilde yorumlayabilmeli. Bu sessiz işaretler konuşan kişinin söylediklerinden daha fazla ipucu içerebilir.

Bilinç ve bilinçaltı ayrık bir biçimde hareket ederler. Yalan söylemek ve aynı anda yalan söylemenin birçok farklı sinyalini, duyguyu ve sahtekarlığın göstergesi olan diğeri fiziksek davranışları kontrol etmeye çalışmak bunun için pratik yapmamış birisi için neredeyse imkansızdır. (Çoğu kişi hikayelerini düzgün anlatabilmek için yeterince zaman harcarlar.) Soruşturulan kişi görüşme sırasında kendisinde uyumsuz bazı fiziksel davranışlar ortaya çıkmasına sebep olacak kadar stres yaşayabilirler. Bizim ilgilendiğimiz belirtiler yalan söyleyen kişinin yalanın ortaya çıkmasından korkmasından dolayı ortaya çıkan yüksek düzeyde stresdir. Artan stres kişinin konuşma yeteneğini düşürür. Burada soruşturulanın davranışları içerisinde bulunduğu stresin kaynağı olan kendisine yöneltilen sorulardan korunma çabasının bir sonucudur.

 

Beden dili nedir?

Beden dili genel olarak vücudun duruşu, mimikler, göz kontağı ve yüz ifadelerinden oluşur. Sözlü iletişimde tepkileri değerlendirirken sesin tonuna, yüksekliğine ve konuşma hızına bakılır. Diğer bazı teknikler ise konuşmacının tutumu, konuşma sırasında yapılan duraklamalar (Sorulan sorunun ardından cevap için normal olamayacak derecede uzun duraklamalar) ve dil sürçmeleri olabilir. Bu ipuçları konuşan kişinin dürüstlüğü hakkında bir değerlendirme unsuru olabilirken bu unsurlar tek başlarına ayrık olarak kullanıldığında konuşmacının pek bir değeri olmamaktadır. İlk olarak şüpheli davranış, kendisinde görülen kişi için bir norm ile karşılaştırılmalıdır. İkinci olarak ise şüpheli davranışlar konuşulan konunun içeriğine göre de değerlendirilmelidir.

Biraz önce yukarıda bahsettiğimiz görüşme yapılan kişi hakkında bir norm belirlenirken kişinin tehditkar bulmadığı sorulara nasıl yanıtlar verdiği tespit edilmelidir. Örnek olarak, birinin adıyla, doğum tarihiyle veya T.C. kimlik numarası ile ilgili konular stres verici olmamalıdır ve buradan kişinin kimliğini gizlemeye çalışmadığını anlayabiliriz. Kişinin görüşmeyi kabul etmesi ile ilgili, hava durumu ile ilgili ve diğer olağan basit konular üzerine konuşmak konuşan kişinin tehditkar olmayan konularda nasıl konuştuğunu tespit etmemize olanak sağlar. Bu sıradan konuşmalar sırasında araştırmacı, konuşan kişi hakkında kafasında aşağıdaki durumlara göre bir norm oluşturmaya çalışmalıdır:

Konuşmacının araştırmacı ile kurduğu göz kontağı miktarı

Görüşme yapılırken ki vücut duruşu

Ellerini veya mimiklerini nasıl kullandığı

Yaptığı diğer vücut hareketleri

Yüz ifadesi

Sorulara ne kadar hızlı sürede cevap verebildiği

Sesinin tonu, yüksekliği ve konuşma hızı

Dedektif, görüştüğü kişiyi rahatlattıktan, onun hakkında bir norm oluşturduktan ve bir rapor oluşturmaya başladıktan sonra artık soruşturma dosyasında hazırladığı olayla ilgili soruları sormaya başlayabilir.

Konuşmacıyı rahatlatmak için sorular normal sorulardan, yaptığı iş, eğitim seviyesi, önceki cezai mahkumiyetleri gibi, sonra soruşturma ile ilgili sorularda artık araştırmacının konuşmacının oluşturduğu norma göre sergilediği farklılıklara odaklanması gereklidir. Örnek olarak normal sorularda sürekli özel dedektifle göz teması kuran bir şüpheli başka bir soruda bu sefer yere bakmaya başlıyorsa araştırmacının gözünden kaçmamalı. Şüphelinin bakışlarındaki bu değişiklik sorulan soru hakkında daha önceki sorular kadar dürüst olmadığı sonucu çıkabilir.

Şüpheli hakkında elde edilen norma uymayan davranışlar aşağıdaki aldatmacaları içerebilir:

  • Göz kontağını bırakıp gözleri kapatarak veya yere bakarak veya odadaki yada etraftaki herhangi bir objeye sürekli bakmaya başlamak. Tersine bazı kimselerde olağandışı bir süre boyunca göz kontağını devam ettirebilir.
  • Konuşma sırasında duraklama yada saate bakma, giysisindeki tozları temizleme, gözlüklerini düzeltme gibi başka bir işle uğraşmakta aldatmaca içerebilir.
  • Yalan söylerken artan stres kan akışının özellikle kulaklarda ve burunlarda daha fazla hızlanmasını sağlar. Bir insanın yalan söylerken kulağına veya burnuna dokunması veya ovması gibi hareketler yaygın olarak görülür. Kulaklar belirgin derecede kırmızı olablir.
  • Yine stresli sorularda zaman zaman sakalını sıvazlama, saçları okşama veya saçlarla oynama gibi hareketler görülebilir.
  • Yalan söyleyen kişi kollarını veya bacaklarını karın hizasında çapraz şekilde birleştirebilir veya eğer oturuyorsa bacaklarını araştırmacıya doğru uzatabilir. Bu hareketler bilinçsizce vücudu korumaya yöneliktir veya araştırmacı ile arasına “güvenli” bir mesafe koymak amacıyla olabilir.
  • Şüpheli kişi vücut duruşunu ayarlayarak omuzlarını araştırmacının vücuduna göre dik bir konuma getirirse yani her an arkasını dönerek koşmaya hazır bulunması
  • Ayakları sallamak, ayak parmak uçları ile yere vurmak, bir bacağını sallamak veya dizini savurmak gibi davranışlar stresli sorularda görülebilir.
  • Normalde elleriyle küçük jestler yapması, kucağında dinlendirmesi veya doğal hareket yaparken, kişinin elleriyle büyük veya dramatik derecede jestler sergilemesi de bir işaret olabilir.
  • Bir elle ağzı örtmek veya silmek, dudakları yalamak veya ısırmak.
  • Sorulara cevap verirken yüz hareketleri yapmacık veya gecikmeli olarak gerçekleşebilir. Şaşırdığında kaşlarını yukarı kaldırması, veya kaşlarını kımıldatmadan gülmesi gibi hareketler gerçek duyguları saklamak için yapılan sahte hareketler olabilir. Özellikle bu hareketler yalan söylenirken zamanında yapılmadığından, hareketlerin zamanlamasının kontrolü son derece önemlidir.

Sözlü iletişim aşağıdaki ipuçlarını içerebilir:

  • Dil Sürçmeleri (Fruedyen)
  • Doğal olamayacak kadar yüksek, derin veya sahte gülmeler
  • Sorulara cevap verirken normal olmayacak kadar uzun duraklama veya tersine sorulara çok hızlı cevap verme
  • Cevaptan önce veya cevap verme sırasında aşırı derecede yutkunma
  • Cevap tonunun çok zayıf olması veya cevabın bir soru şeklinde verilmesi
  • Stres altındaki insanlar çoğunlukla ağızları kurulaştığı için konuşurken tıklamaya benzer bir ses çıkartırlar.

“Kendilerini sözlü veya sözsüz davranışlarda kümeler halinde açığa vuran bahsettiğimiz bu davranışlar not etmeye değerdir.”

Eğer karşınızdaki kişinin doğruyu söyleyip söylemediğini anlamakta zorluk çekiyorsanız kişiye tekrardan tarafsız sorular sorun. Stresi azaltın ve kişi hakkında yeni bir norm oluşturun. Konuşmacının kendini rahat hissettiğini anladığınız anda konuyu tekrardan az önce doğru söyleyip söylemediğini anlayamadığınız sorulara geri getirin ve cevabı tekrardan değerlendirin.

Son olarak, eğer dedektif konuşanın bütün vücudunu aynı anda göremiyorsa yukarıda bahsettiğimiz davranışları gözlemlemek zorlaşır. Bir çok dedektif kendileri ile şüpheli arasına şüphelinin alt vücudunu göremeyeceği şekilde engelleyen bir masa koyarlar.

Beden dilini kontrol etmek hareketler yüzden uzaklaştıkça zorlaşır. Yani vücut dilini kullanmayı bilen ve el ve yüz hareketlerini başarıyla kontrol edebilen bir insan çoğunlukla bacaklarını ve ayaklarını kontrol etmekte başarısız olur.

İdeal olarak, görüşme alanı rahat olmalı, özel olmalı ve masanın veya rafların üzerinde duran objeler veya açık bir pencere gibi dikkat dağıtıcı unsurlardan arınmış olmalı. Şüpheli eline bir kalem veya kağıt tutacağı gibi kendisinin dikkatini dağıtacak öğeleri almaktan uzak olmalı. Bu şüphelinin davranışlarını değerlendirmeyi zorlaştırabilir. Soruşturmacı şüpheli ile sürekli yüz yüze olmalı ve aralarında yaklaşık 1 metre civarı mesafe bulunmalı ve de aralarında herhangi bir engel bulunmamalı. Kapı şüphelinin arkasında veya yan taraflarında olmalı. Bu soruşturmacıya şüphelinin bilinçaltındaki kaçma güdüsünü değerlendirmesine olanak sağlar. (Örnek olarak bedenlerini kapıya doğru yöneltmek veya az önce bahsettiğimiz omuzları soruşturmacının bedenine dik pozisyonda kaçmaya hazır beklemek rahat edememenin belirtileridir.)

Sözlü veya sözsüz davranışları yorumlayabilmek edinilmesi çok zor bir yetenek değildir; Pratik yapmak her şeyden önemlidir. Eğer bir kişi aldatıcı hareketleri algılamaya başlarsa bu onun için güçlü bir silah haline gelir. Buna rağmen bir çok soruşturmacı aldatmanın işaretlerini kaçırırlar. Bu gibi durumlarda kapsam bir referans ve arka plan soruşturması bir önlem olarak kullanılır.

Aldatmayı algılayabilme yeteneği, şüpheliye sorulan soruların türleri, soruş şekliniz ve soruları şüpheliye nasıl sunduğunuza bağlı olarak büyük ölçüde gelişebilir. Aslında, bir konuşmayı hazırlarken şüpheliye yalan söylemesini gerektirecek hiçbir durum olmadığını hissettirmek birinci öncelikli iş olmalıdır.

Yorumlar kapatıldı.

Bizi günün her saati arayabilirsiniz. 0.532.280 89 00

Bizi Şimdi Arayın