Aldatılan Eşin Üçüncü Kişiye Karşı Tazminat Davası Açması - Analiz Özel Dedektiflik Bürosu

Bize Ulaşın

Etiketler , , ,

Aldatılan Eşin Üçüncü Kişiye Karşı Tazminat Davası Açması

 

Evlilik birliğinin kurulmasıyla eşlerin birbirlerine karşı yükümlülükleri doğmaktadır. Bu yükümlülüklerden bir tanesi de sadakat yükümlülüğüdür. Taraflardan birinin bu yükümlülüğünün ihlal etmesine aldatma denmektedir.

Eğer sadakat yükümlülüğü eşlerden biri tarafından ihlal edilirse diğer eş bu sebepten dolayı boşanma davası açabilmektedir. Medeni kanunun 174.maddesine göre de aldatan eşe karşı maddi ve manevi tazminat hakkı doğabilmektedir. İlgili maddenin ilgili hükmü şu şekildedir.

Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.

Aldatılan eşin 3. kişiye karşı tazminat davası açıp açamayacağı konusu ise tam olarak net değildir.

 

Aldatma Eylemine Katılan Üçüncü Kişiye Karşı Tazminat Davası, Aldatmada Üçüncü Kişiye Tazminat 2017

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Medeni Kanunun 174.maddesine dayanılarak aldatan eşten tazminat talebinde bulunabilmektedir fakat 3.kişiye karşı tazminat talebi için Medeni Kanunda bir hüküm bulunmamaktadır. 3. Kişiye karşı açılacak olan tazminat davası Borçlar Kanununa dayanılarak açılabilecektir. Borçlar Kanunu’nun 58. Maddesi haksız fiil sorumluluğuna dayanmaktadır. 58.madde şu şekildedir.

“Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.”

Burada şu soru ortaya çıkmaktadır. Aldatan eşin aldatılan eşe karşı evlilik birliğinden kaynaklanan bazı yükümlülükleri bulunmaktadır. Bunlardan biri de sadakat yükümlülüğüdür. Fakat 3.kişinin böyle bir yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu konuda Yargıtay’ın kararları arasında farklılıklar bulunmaktadır.

 

Aldatılan Eşe Tazminat Yargıtay Kararı 2017

Yargıtay’ın 3.kişinin eyleminin haksız fiil şartlarını oluşturduğunu kabul ettiği karar şudur;

“Uyuşmazlık; davacının eşi ile duygusal ve cinsel ilişkiye girdiği tarafların ve mahkemenin kabulünde olan davalının, bu eyleminin davacının kişilik haklarına saldırı oluşturup oluşturmadığı ve hukuki sorumluluğunu gerektirip gerektirmediği, noktalarında toplanmaktadır. Evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliği, diğer eşin sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğinde olduğu gibi, bu eyleme katılan kişinin eylemi de bundan ayrı düşünülemez. Dolayısıyla, bu eyleme evliliği bilerek katılan kişi de diğer eşin uğradığı zarardan sorumludur. Davalının davacının eşi ile evli olduğunu bilerek duygusal ve cinsel ilişkiye girdiğinin tarafların ve mahkemenin kabulünde olmasına göre; davalının sorumluluğu ahlaka ve adaba aykırılık nedeniyle gerçekleşen “haksız fiil”den kaynaklanmakta; dava da yasal dayanağını haksız fiile ilişkin hükümlerden almaktadır”

Şu kararında da 3.kişinin eyleminin haksız fiil olmadığını, dolayısıyla tazminat talebinin reddedileceğini kabul etmiştir.

“haksız fiil sorumluluğunu, geniş ve belirsiz bir kavram olan sadakat yükümlülüğünü ihlal etmeye iştirak çerçevesinde değerlendirmek, bu sorumluluğu belirsiz hale getirecektir… Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Davalının eylemi, davacının kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak kabul edilemez. Mahkemece davacının manevi tazminat isteminin tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçeyle karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir”

 

Aldatılan Eşin Tazminat Hakkı

Aldatmada 3. kişiye Tazminat 2018

Yargıtay almış olduğu son kararında ise 3.kişinin eyleminin haksız fiili oluşturacağını dolayısıyla bu fiilden dolayı tazminat talebinde bulunabileceğini kabul etmiştir.

Yargıtay kararının bu konuyla ilgili kısmı şu şekildedir.

… Türk Medeni Kanunu’nun 185. maddesinde yer alan “evlenmeyle eşler arasındaki evlilik birliği kurulmuş olur… Eşler birlikte yaşamak, birbirine sadık kalmak ve yardımcı olmak zorundadırlar.” biçimindeki düzenleme gereğince, evli bir kimsenin evlilik dışı birlikteliği, diğer eşin sosyal kişilik değerlerine saldırı niteliğindedir. Bu eyleme evliliği bilerek katılan kişi de diğer eşin uğradığı zarardan sorumludur. Ayrıca eşlerin bu yüzden boşanmış olup olmaları da önem taşımaz.

 

Aldatan Eşin Sevgilisine Tazminat Davası 2017

Yukarıdaki kararda da gördüğünüz gibi aldatan eşin sevgilisinin resmi nikahlı eşe  manevi tazminat ödemesi mümkün olabilmektedir. Bu iki kişinin haksız fiil konusunda müteselsilen sorumluluğu bulunmaktadır. Aldatan eşe ve sevgilisine birlikte tazminat davası açılabileceği gibi ayrı ayrı açılması da mümkündür.

 

Boşanma Davası Olmadan Tazminat

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi aldatma Medeni Kanunda boşanma nedeni olarak düzenlenmiştir fakat aldatma sebebiyle tazminat davası açılması için boşanma davası açmak gerekli değildir. Aldatılan eş boşanma davası açmaksızın 3.kişi aleyhinde tazminat davası açabilmektedir.

 

Aldatmada Tazminat Miktarı

Aldatılan eş ne kadar tazminat alır sorusuna net bir cevap vermek mümkün değildir. Tazminatın miktarı farklılıklar gösterebilmektedir. Tarafların evliliklerinin kaç sene sürdüğü, sosyoekonomik durumları ve kaç çocuk sahibi oldukları tazminatın miktarının belirlenmesinde önemlidir.

 

Aldatan Eşin Sevgilisine Tazminat Davası Dilekçesi

Özellikle Aile Hukuku alanındaki davalar önemli farklılıklar gösterebilmektedir. Her evliliğin koşulları farklıdır ve boşanmaya veya tazminata neden olabilecek durumlar değişik olabilmektedir. Bu sebepten dolayı alanında uzman bir avukattan yardım almanız daha doğru olacaktır.

Aldatıldığınızı kanıtlayabilmek için eş takibi hizmetimizden faydalanabilirsiniz. Bizimle iletişim kurabilir ya da diğer aldatma makaleleri bulunan sayfamızı okumaya devam edebilirsiniz.

Yorumlar kapatıldı.

Bizi günün her saati arayabilirsiniz. 0.532.280 89 00

Bizi Şimdi Arayın